Gündem

Gaming İstanbul 2019 Nasıldı? Neler Vardı, Neler Yoktu?

Türkiye’deki en profesyonel oyun fuarı olan Gaming İstanbul’da bu yıl ne oldu? İlk gün ziyaret etmiş biri olarak tamamen kendi görüşlerimi ve gözlemlediklerimi aktaracağım. Olumlu ve olumsuz yönlerini, dikkatimi çeken taraflarını, başarabildikleri veya başaramadıklarını…

(Baştan söylemem gerekli ki; Ben bu yazımda, gidip göremeyenler için fuar nasıldı, nasıl eğlendik, neler kaçırdık gibisinden şeyler yazmıyorum.)

 

Gaming İstanbul 2019 Nasıldı? Neler Vardı, Neler Yoktu?

gaming istanbul 2019

İlk olarak bilet fiyatları, fuar içeriğine göre yeterli bir ücret. Fuar alanı değişikliğinin sebebini bilmesemde, Yenikapı’da Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi‘nde olması her taraftan ulaşımın kolay olması sebebiyle seçilmiş olabilir.

Fuar alanının kapıları saat tam 10:00’da açılıyor. İki giriş kapısı mevcut; bileti olanlar ve olmayanlar. Bileti olmayanların sırası daha kısa, fakat ödedikleri ücret daha fazla. Bileti olanların sırası ise diğerine göre 3 kat daha uzun, fakat size şöyle diyeyim ki 20-30 dakika içerisinde sıra bitiyor ve bundan sonra gelen kişiler direkt giriş yapabiliyordu. Fuar içi ve dışı güvenlik iyi derecede sağlanmıştı, sırayı denetleyen bir görevli bile vardı.

 

Profesyonellik, Eğlenceyi Öldürüyor mu?

Gaming İstanbul yönetimi, profesyonel bir oyun fuarı düzenlemek isterlerken acaba eğlenceyi unutmuş olabilirler mi? Bu yıl fuar alanının içi boş gibiydi. Kesinlike, bir kere fuar alanını turladıktan sonra; “Bu kadar mıydı?” diyorsunuz. Bir çok dev marka fuar alanındaydı, bir çok güzel etkinlik oldu fakat istediğimiz tadı tam olarak alamadık. Tabii şu anda bu yazıda yazılan her şeyin benim görüşüm olduğunu burada bir kez daha belirtmek istiyorum.

Fuarın bariz bir şekilde profesyonel olan kısmı ise, herkesin giremediği ayrı bir kısımda toplanmıştı. Geliştirici konferansı, B2B bölgesi ve buluşma noktasının bulunduğu alan Gaming İstanbul 2019’un en değerli bölgesiydi. Bu bölge dışında insanlar eğlenirken, bu bölge içerisinde ise bir çok geliştirici buluştu bir çok görüşme yapıldı bol bol iş konuşuldu. Tabii biz içeri giremediğimiz için, ne oldu ne bitti bilemiyoruz. Böylesi bir etkinlikteki bu bölümde; geliştiricilerin, yatırımcıların, basın mensuplarının ve sektörün içerisindeki insanların, ilgili kişilerle buluşabilmesi büyük bir fırsattı. 

Ama asıl konumuza gelecek olursak, eğlencenin olması gereken yerlerde de profesyonellik kokusu aldık. Açık söylemem gerekirse; geçen yıla göre bu yıl ki etkinlik bariz bir şekilde sönük kalmış. İşin içine dev markalar dahil olunca, ziyaretçiler karşısında pek samimi olamayan stant görevlileri ve yetkili görevliler bulabiliyor. Eğlenmek için gittiğin stant da seni kesen Ajan 47 kılıklı bir güvenlik görevlisini görünce, saygıdan tişörtüne iki düğme dikip önünü iliklemek zorunda hissediyorsun. İşin şakasını bir yana bırakmak gerekirse, soğuk stant görevlileri ve dev markaların, eğlenceyi bizlere yaşatamamasından ötürü bu yıl ki etkinliğin sönük olduğunu hatta anket yapma fırsatım olsa her 10 kişiden 7’sinin benimle aynı fikirde olacağını iddia ediyorum.

Eğlence, kelimelerle anlatılamaz değil mi? Her insanın eğlence anlayışı farklıdır, fakat ben olabildiğince objektif yaklaşıyorum ve diyorum ki ne sıkıcı ne de çok eğlenceli bir etkinlikti. 100 üzerinden puan vermem gerekirse 60 puanı gözüm kapalı verebilirdim. Ama kesinlikle söylemeliyim ki Türkiye’de bu işi daha iyi, daha profesyonel yapan yok.

 

Biraz da Etkinliklerden Bahsedelim

Bol bol turnuva, bol bol rekabet.

Dev markaların etkinlikleri de dev olur değil mi? Evet aynen öyle oldu. Dell mi desem yoksa HP mi? Ya da durun durun ben en iyisi Epic Games diyeyim. Çünkü fuarda en çok beğendiğim ve en çok beğenilen stant, hiç şüphesiz ki Fortnite standıydı. Ben giriş cümlemde şu mu, bu mu deyip en iyisinin Epic Games olduğunu iddia ettim ama bir ton firma katıldı bu fuara. Sadece en büyüklerini seçip şöyle etkileyici bir cümle ile konuya girmeye çalıştım, başarısız olmuş olabilirim 😀

Şimdi tüm stantları yazmak yerine sadece önemli bir kaçından bahsetmek istiyorum. Playstation, Epic Games, HP, Aral, Dell, Vodafone ve dlive’ın stantları oldukça ilgi çekici ve en büyük stantlardandı. Diğer tüm katılımcıları buradan öğrenebilirsiniz. Bunun dışında özellikle Unreal Engine’ın bağımsız yapımcılar bölümünün sponsoru olduğunu vurgulamak isterim çünkü  bu çok önemli. Alanda bazı stantlar ortaktı, örneğin Rampage ve League Factory gibi firmalar bir arada buluşup, ziyaretçiler için güzel etkinlikler düzenleyebilmiş. İki rakip firmayı karşı karşıya getirmek veya iki farklı firmayı tanıştırmak, bu tür fuarların önemli bir özelliğidir bu arada 😉

Gaming İstanbul 2019 | Fotoğraf Galerisi

[rl_gallery id=”2636″]

 

Stantların Etkinlikleri, Ziyaretçilerin İhtiyaçlarını Karşılamıyor

İşte 40 dakika boyunca sıra beklediğim etkinlik. (Fotoğrafın masumluğuna aldanmayın, yoğunluğun yaşandığı saatler dışında çekilmiş bir görüntü.)

Ziyaretçilerin katılabileceği etkinliklerden bahsedecek olursam, klasik ana akım oyunların turnuvaları, soru cevap etkinlikleri, o bilgisayarda bu oyunu dene, şu arcade oyun makinesinde iki yumruk salla, E-Pin standında iki göbek at, bağımsız yapım oyunlara göz atmadan geç, (emeğe saygısız tayfa :D) birileri oyun oynarken onları izle, paran varsa alışveriş alanına dal, cosplayerler ile fotoğraf çekil, yayıncılar ile fotoğraf çekil, Oyungezer dergisi al, bir şeyler yapabilmek için sıra bekle ve son olarak bir şeyler yapabilmek için sıra bekle. İki kere yazdım, bunun bir hata olduğunu düşündünüz ilk başta, fakat durum hiçte öyle değil 🙂 Çünkü, fuar alanında ki stantların etkinlikleri, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ben şahsen 40 dakika boyunca Vodafone League of Legends turnuvasını bekledim. Arkamda ise bir kaç saatlik sıra mevcuttu. (Ayrıca kazandığım turnuvanın ödülleri halen daha mail adresime gelmedi buradan duyurayım :D) Genellikle oyun oynanabilen stantlar, uzun bir kuyruğa sahip. Özellikle de turnuva yapılan yerlerde ki, uzayıp giden o katılımcı listesi varya…

[rl_gallery id=”2681″]

(Buradan Oyungezer dergisine, yazan, emek veren, okuduğu için derginin basımının devam etmesini sağlayanların, ve fuar alanında 132,133 ve 134. sayıların ücretsiz dağıtılması fikrini ortaya atanın ve bu eylemlerin gerçekleşmesi için fırsat sunan tüm herkese sonsuz teşekkürü borç bilirim. Elinize emeğinize sağlık. Üşenmesem sırf bu konu için bir makale yazardım.)

 

Geliştirici Konferansları ve Fuarın Göremediğimiz Yüzü

O Geliştirici konferanslarına katılıp, basın odasında dönen muhabbetleri duymak için neyinden vazgeçerdin deselerdi muhtemelen zamanımdan demek zorunda kalırdım. Çünkü biz gelişmekte, kaliteli içerik üretmeye çalışan bir kuruluşuz. Daha önceden zamanımı harcayarak, oraya giriş hakkı sağlayabilecek seviyeye rahatça gelebilirdik. Not: Parantez içi pek önemli değil, okumasanızda olur. (Şahsi fikrim bu, belki dışarıdan acayip kalitesiz gözüküyor olabiliriz, ama sanmam :)) Zamanımın büyük kısmını yazı yazmaya, bir şeyler üretmeye harcasaydım muhtemelen basın başvurumu kabul ederlerdi 😀 (Buradan başvurumu reddedenleri kınıyorum, ve bu gerçek bir kızgınlık parantez içisidir. Başvuruyu değerlendiren kişiler; rakamlara takılı, kaliteyi pek gözetmeksizin onay veren kimselermiş ki, gözlerimle şahitlik etmesem inanmayacağım kişilere bu imkanlar sunulurken, benim gibi bir şeyler yapmaya çalışan birinin başvurusunu sırf bir kaç değer düşük diye reddetmişsiniz.)

Her neyse konuyu pek dağıtmadan, ben size daha önce de bolca profesyonellikten bahsettiğimi hatırlatayım değil mi? Evet işte, Gaming İstanbul 2019’un profesyonelliğine profesyonellik katan, bir çok yatırımcının, geliştiricinin, basın mensubunun ve benim gibi içeriyi merak edenlerin ilgisini çeken yer; Geliştirici Konferansları ve B2B Bölgesi. İçeride tam ne döndü bilmiyorum fakat size şöyle diyeyim ki, dünyanın farklı ülkelerinden toplanıvermiş bir çok üst düzey beyaz yakalı iş adamının, dünyayı ele geçirme planlarının yaptığını çok iyi biliyorum. Sadece şaka yapıyorum yazmama gerek yok herhalde, sadece içeriye giremediğimi ve ne olup ne bittiğini bilmediğimi ironik bir dille bir kez daha anlatmaya çalıştım 😀

 

Katılan Kuruluşlar;

Burası boş kalmasın diye ekledim 😀

Ama katılan kuruluşları yazayım bari yaaa kendimi sizlere karşı kötü hissettim. Sanki içeride ne olduğunu biliyormuşum da şu ufacık başlığın altına alakalı, alakasız kaç paragraf yazıyla doldurmuşum yaaa.

B2B Katılımcıları: Xsolla, Inlingo (aynı zamanda toplantı sponsoru), Vardiya (GIST’in pazarlama müdürü, aynı zamanda organizatör Meriç abimizin kuruluşu), GoodGamers

Ulaşım Partneri: Türk Hava Yolları

Ana Radyo Partneri: Karnaval

Basın Sponsoru: Fox Gaming

Partner Basın: Bizden büyük siteler ama ezdirmem kendimi reklam yapmam onları!! 😀

Geliştirici Konferansı Partnerleri: AppsFlyer, ATOM, Digital Minds, Ellis, Famobi Games, Goodgame Studios, Google (vayyy canına), Gram Games, Inlingos, Lab Cave Games, Logic Artist, Mad About Pandas, Microsoft (vayyy canına x2), Mobile Action, Sample Rate, TabTale, TGGTD, Artboard 8, Unreal Engines, Vardiya

Devlet Desteği: KOSGEB, Consulted

İşbirlikçi Dernekler: Game.de, games Bavaria, DGG, TGGTD, IGDA, Institut Francais Turquie, Artboard 14 (Artboard 8’in abisi galiba), Media:net

 

Bağımsız Geliştiriciler ve Muhteşem Oyunlar

Bağımsız yapım oyunlarda birincilik ödülünü kazanan “Sync Party Hard” oyunu.

Fuar alanında benim ve benim gibi düşünenlerin en ama en sevdiği kısım bu işte. Tam tamına 29 ayrı bağımsız oyun ve onları birleştirebilen tek bir etkinlik 🙂 Kimi oyunların ekip sayısı oldukça az iken kimisinin ki ise fazlaydı. Ama en büyük ortak noktaları ise, orada ki oyunların hepsinin başarılı olmasıydı. 

Türkiye’de gittikçe gelişen oyun kültürü, pazarı, hayranı, cartı curtu derken bir o kadar da gelişen bağımsız yapımlar ve fikirler, gerçekten inanılmaz. Bağımsız oyunları ziyaret etmiş kişiler anlamıştır ki beni, bu kadar güzel fikirler, bu kadar güzel insanlar gerçekten başarılı işler çıkarmışlar. Umarım hak ettiklerini oyunları tamamlandıktan sonra alabilirler.

Şahsen ben, 2 oyun ile yakından ilgilenirken, başka bir 2 oyunun da hikayesini, oynanış kısmını falan seyredebildim. İlgilendiğim oyunlardan biri zaten tüm oyunlar arasında en iyisiydi diyebilirim. (Yakından ilgilendiğim oyunlar hakkında ayrı yazılar yazacağım.) Diğer oyunları ise zaman bulamadığımdan dolayı ancak üstünkörü seyredebildim. Bağımsız geliştirici stantlarına, ilginin az olduğunu söyleyebilirim. Fuarın oyun fuarı olmasına rağmen, bağımsız yapım oyunlarla ilgilenenlerin fazla olmaması gerçekten üzücü 🙁 Onun dışında fuar alanında, bağımsız oyunlar için ayrılan alan ve stantlar gayet yeterliydi. Buradan, bu oyunların orada bulunmalarına imkan sağlayan Gaming İstanbul’a teşekkür ediyoruz.

 

Muhteşem Kostümler ve Muhteşem Atmosfer

Taha Caner Leblebici, Strife karakteri ile birincilik ödülünü kazandı.

Türkiye’de düzenlenen diğer oyun temalı etkinliklerde bu kadar renkli ve kaliteli bir cosplayer kitlesi bulamazsınız. Gerçi cosplayer arkadaşlar, diğer oyun temalı oyun fuarlarında ödülleri yetersiz buldukları için katılmaya tenezzül bile etmeyebiliyorlar. Ama bu fuarda sanırım ki öyle bir sıkıntı olmamış, yarışmaya katılan cosplayerlar yurtdışı etkinliklerindeymişiz gibi hissettirdi. Zaten yarışma kazananlarına baktığınızda gerçekten kostümlere hayran kalabiliyorsunuz.

Yazı azıcık renklensin diye eklediğim bir görsel. Yoksa içeride ne cosplayerlar vardı, ağzınız açık kalır 🙂

Senelerdir cosplayerlık yapanlar var fakat, yıllar geçtikçe yeni insanların ilgisini çektiği için büyük bir gelişme mevcut. Bir çok insanın ilgisini çektiği için kostümcü tayfa artmakta. Tabii bu durum, günümüz olanakları dolayısı ile hız kazandı. Yabancı bir kültür olmasına rağmen, Türkiye insanları olarak hemen benimsedik gibi 😀


Ve bitti, evet arkadaşlar gerçekten bitti. Kelime sayacına baktığımda 1500 kelimeye yaklaştığımı görüyorum, gerçekten ne ara bu kadar kelimeyi bir araya getirmişim ben diyorum 😀 (Al sana gereksiz bir istatistik: Daha demin ki gülücükten önce ki “diyorum” kelimesi tam 1500. kelime)

Bu yazıda ki her şey benim kendi görüşümdür. Bir sürü noktalama işareti hatası, bir ton gereksiz sözcük, çokça gereksiz samimiyet kurma girişiminde bulunmuş olabilirim. Buraya kadar kimsenin okuyacağını sanmıyorum ama yinede yazıyorum. Bunu okumak yerine ince bir kitap bitirebilirdiniz herhalde 😀 Neyse burada kesin olarak bitirmiş olayım, kendinize iyi bakın.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı