EdebiyatKültür

Başıboş İnsanlar ve Boşlukları

Başıboş İnsanlar ve Boşlukları

Neden bu kadar korkutuyor ki bu beni? Niye bu kadar mükemmelliği arayışım? Herhalde bu kadar güvensiz değilimdir kendime. Her satır arasında durup: “Acaba oldu mu?” diye düşünmem bundan değildir umarım. İnsanlar hiç sevdiği işi yapmaktan korkar mı? Yoksa sorun bende mi?

Kaçınmalı arkadaş, hepsinden kaçınmalı.

Her geçen gün yalnızlaşan insanlarla dolan şu koca dünyada hepimiz tutkularımızın peşinden koşmaya çalışıyoruz. Tabii onlara zaman ayırabilecek kadar şanslıysak. Değilsek göz açıp kapayıncaya kadar tüketmiş oluyoruz koca bir hayatı… Silinip yok olmaya mahkum edilen, güzel yaşanabilecek fırsatı bulamamış bir hayat… Belki ondan birazda korkum, her satırda durup düşünmem. Ama bak görüyorsun korkmam onun peşinden gitmeme engel değil. Olmamalı da…

Başıboş insanlar mı olacağız, olduk mu?

Öyle bir çağdayız ki, insanın kendine yol çizebilmesi için milyonlarca sebep var. O kadar ki; insanın başını döndürerek çıkması oldukça güç boşluklara itecek, orada dönüp durmamızı sağlayacak kadar. Bizi sürekli oyalıyor ve çivilenmişçesine sabitliyor kendine düştüğümüz o boşluklar. Hiç düşündünüz mü sosyal medyayı neden kullanıyoruz? Onlar bizim düştüğümüz boşluklar değil mi sence de?

Geçen gün bir teknoloji yazarının konuşmasını dinlemiştim. Oldukça ilgimi çekmişti söyledikleri. Benim burada açıkladığım “boşluk” kavramını o yazar insanoğlunun teknoloji sebebiyle günden güne azalan işlevlerinin sebebiyet verdiğinden bahsediyor ve bu durumun gelecekte oluşturacağı durumu: “Başıboş, işlevsiz insanlar kitlesi oluşacak” diyerek özetliyor. Gittikçe gelişen, makineleşen ve yalnızlaşan bir dünyadayız. Sence de doğruluk payı yok mu?

Şöyle biraz çevreme bakıyorum da;

Bence çoktan oluşmaya başladı bu topluluk. Hatta bende, sende farkında olmadan dahil olduk bu topluluğa belki de. Ama kimseyi suçlamanın anlamı yok. Kimse suçlu değil çünkü biz, insanoğlu; zaten hiçbir zaman keşfedemediğimiz, keşfedemeyeceğimiz manevi boşluklarla doluyuz. Ve ne zaman işlevsiz kalsak o boşluğu görmezden gelerek, adeta ondan kaçarak başka bir faaliyete koşuyoruz. Tutkuların peşinde koşmak bu yönde harika bir araç. Ünlü rock grubu Scorpions “Follow Your Heart” adlı şarkıyı boşuna yazmamış… Tutkularımızın peşindeyken hem boşluklarımıza doğru seyahat ediyor, hem de hayatımıza bir yön vermeye çalışıyor, çalışıyoruz… Çalışacağız da…

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı