Bilgisayar Oyunları

Oyun İncelemesi: Yes, Your Grace

Oyun İncelemesi: Yes, Your Grace

Duman tüten oyukların arkasında
Yıkılmaya direnen bir adamın omuzlarında
Dağılmış bir ailenin ortasında
Yapayalnız bir krallık

 

800 Megabayta nasıl bir bilgisayar oyunu sığdırılır? Boyutu bile insanda ön yargı oluşturan bu oyun gerçekten kötü mü? Yoksa 90’ların efsane piksel oyunları gibi mi? Gelin birlikte Yes Your Grace’i inceleyelim…

 

Yes, Your Grace Hakkında

Yes, Your Grace; 6 Mart 2020 tarihinde yani bu yıl piyasaya sürülmüş bir indie rol yapma oyunu. Oyunun tanıtımı, görselleri; rol yapma oyunlarını ve alternatif dünya senaryolu oyunları sevenleri cezbetmekte hiç zorlanmayacak türden. Buna karşın oyunun 800 megabayt kadar ufak bir boyuta sahip olması, 32 liraya değecek bir oyun olacak mı endişesini yanında getiriyor. En azından ben ilk aldığımda böyle bir şüphem vardı. Ayrıca oyunun Steam üzerindeki incelemelerinde oyunun 2 – 8 saat arası bir oynanış süresi olduğu yazılı. Bu durumda oyun bana pahalı gözüktü. Muhtemelen kim olsa düşünür. Tabii merak bu, denemeden yapamadım.

Yes Your Grace

Oyun, Davern adlı bir Orta Dünya (yahut orta çağ döneminde bir derebeylik, bu net belirtilmemiş) krallığı çevresinde gelişmekte. Bu krallığın yöneticisi ise Kral Eryk. Bizim de ana karakterimiz. Bu nedenle oyun süresince krallığı biz yönetiyoruz. Taht odasına gelen ziyaretçilerle etkileşime giriyor, yerine göre seçimlerimizle krallığın kaderini değiştiriyor, kaynaklarımıza göre aynı zamanda yakın tehlikelere karşı koyabilmek için hazırlık yapıyoruz. Oyunu sadece fareyle oynayabilme rahatlığına da sahibiz. Tabii bu oyunu oynamak isteyen arkadaşlara önden birkaç uyarı yapmak isterim:

  1. İngilizceniz ortalama düzeyde değilse Türkçe yama ile oynamanızı tavsiye ederim. İnternette Türkçe yama bulunmakta.
  2. Oyunu oynarken ufak şeylerin senaryoya etkisi olmadığını düşünmeyin, ne kadar olduğunu oynadığınızda göreceksiniz.
  3. Oyunu oynamadan bu yazıyı okuyorsanız alttaki senaryo kısmını es geçin, %80 – %90 oranında spoiler içerir.

 

Yes, Your Grace Senaryosu

Oyunumuzun senaryosuna göre Davern Krallığı’nın bulunduğu bölgede yer alan dağların ardında Radovian ırkına mensup insanlar barınmaktadır. Bu halk dağın ön tarafında bulunan Davern Krallığınca barbar bir kavim olarak bilinmekte ve bir kısım Radovianlı ise gerçekten barbarlık yapmakta, eşkıyalıkla geçinmektedir. Davern halkı ve Kral Eryk bu topluluğu bizzat bilmektedir zira oyunun başladığı tarihten 13 sene önce, Eryk’in en büyük kızı Lorsulia’nın doğumunda büyük bir baskına uğrar Davern. Baskını yapan Radovianlılardır ve başlarında Beyran adında bir lider vardır. Davern’i ele geçiren Beyran, Kral Eryk’i eşi Aurelia’nın boğazına bıçak dayayarak tehdit eder ve onunla bir anlaşma yapmaya zorlar. Bu anlaşmaya göre 13 yıl sonra Beyran gelecek ve Eryk’in en büyük kızıyla evlenecektir. O kız ise oyun boyu çok değişken duygulara girmemize sebep olacak Lorsulia yahut Eryk’in çağırdığı şekilde “Lulie”dir. Ne kadar istemese de Eryk bu anlaşmayı Aurelia’yı ve Davern’i kaybetmemek için yapmak zorunda kalır.

Oyunumuzun senaryosu Radovianlıların Davern’e bağlı köyleri yağmalama haberiyle başlar. Eryk bu haberi aldığında Beyran’la yaptığı anlaşma aklına gelir. Beyran onun kızı için geliyordur. O dönem Davern Krallığı oldukça zayıf bir durumdadır. Zamanında bir ordu inşa etmek imkansız gibi göründüğünden Kral Eryk, tıpkı Davern gibi ama daha güçlü bir krallık olan Atana’dan, Kral Talys’ten yardım ister. Kral Talys’in emrinde 3000 adamı vardır ve Radovianların bu büyüklükte kuvvete karşı hiçbir şansları yoktur. Eryk’in adamlarına çok ihtiyacı olduğunu bilen Talys; Eryk’e bir anlaşma teklif eder. Oğlu Ivo ile Lorsulia evlenirse ordusunu Davern’in hizmetine sunacaktır. Eryk bu teklifi hiç düşünmeden kabul eder zira kızını barbarın birine her hâlükârda vermek zorunda kalmaktansa, iyi bir krallığın prensiyle evlenmesi çok daha iyi olacaktır. Oyun burada size Kral Talys ile ufak bir pazarlık şansı da sunuyor. Şahsen ben bu kısma çok sinir olmuştum. Lorsulia’yı verip vermeme kısmını size bırakmıyor üstelik küfür gibi ekstra şeyler talep ettiriyor… Yine sinirlendim :/

Bundan sonra başlıyor düğün hazırlıkları…

Kızımız Lorsulia tabii Beyran ile olan anlaşmadan bihaber olduğundan ve emrivaki bir şekilde onun adına karar verilmesinden hiç memnun olmuyor ve düğün gününe kadar hiç gözükmüyor bize. Bu karardan yalnız Lorsulia değil, ondan bir yaş küçük kardeşi Asalia ve en küçük kardeşleri Cedani de mutlu değil. Özellikle Cedani Lorsulia’nın ve onun siyah kedisi Dusty’nin gidecek olmasına derinden üzülüyor ve oyun boyunca kendisine Dusty gibi bir hayvan edinmek için uğraşıyor. Biraz da sizin seçimleriniz ve izninize tabii bir arayış bu, bilgilendirmiş olayım.

Davern’de düğün hazırlıkları sürerken Kral Talys de Davern’de kalır ve hastalıkla boğuşan eşi için Davern Kütüphanesinde araştırma yapar. Belki de eşinin hasta olmasından, düğün hazırlıklarını hiç umursamaz; hatta Eryk’in yani bizim (eğer yaptıysanız) yaptığı/yaptığımız hazırlıkları gereksiz bulur. Bu şekilde giden haftalar sonrası düğün gecesi gelir çatar. Düğün yapılır, Ivo ve Lorsulia evlenir, sonrasında Kral Talys ve Atana’dan gelenler geri dönmek için hazırlanırlar. Bu esnada Kral Talys’e bir kadeh daha içki getirilir ve Kral Talys’de içkiyi içer. İçtiği içkide zehir vardır. Oracıkta yığılıp ölür Kral Talys. Tabii düğün böyle tatsız bir olayla sonuçlanınca Prens, daha da doğrusu artık Kral Ivo; bu olayın soruşturulup suçlunun bulunacağı bir kraliyet mahkemesi kurulacağını ve Davern Krallığı babasının katilini bulamazsa, Eryk’in Talys ile yaptığı anlaşmayı uygulamayacağını ancak artık düğün bittiği için Lorsulia’yı alacağını söyler ve Lorsulia’yla birlikte Atana’ya çekip gider.

Yes Your Grace

Hem kızından hem de destekten olan Eryk hemen araştırmalara başlar. Burada ne kadar iyi araştırma yapacağınız sizin oynayışınıza bağlı. Oldukça farklı seçenekler ve oldukça farklı sonuçlar var. Bu nedenle bu kısmı siz kendi gözlerinizle görmek durumundasınız.

O geceden sonra bir yandan Ordu toplayan, bir yandan Lordlardan destek arayan, bir yandan da Kraliyet Mahkemesine kadar suçluyu bulduracak kanıtları arıyor ve topluyor, toplatıyor Eryk.

En sonunda Radovianlar ile gerçekleşecek savaştan 1 hafta önce toplanıyor Kraliyet Mahkemesi. Bulduğunuz kanıtları ortaya sunuyor, tanıklarınızı dinliyor ve bir suçlu buluyoruz. Tabii asıl suçlu mu, günah keçisi mi bilinmez. Ivo suçlunun idamından sonra Kral Eryk’e teşekkür eder ve babasıyla yaptıkları anlaşmaya uyacağını, orduyu Radovianlılarla Dağ geçidinde yapılacak savaşa yollayacağını söyler. Mahkeme biter.

Bu mahkeme gerçekleştiği sırada Lorsulia’da kocası Ivo ile Davern’e geliyor elbette ve Eryk onu uzun zaman sonra yeniden görüyor. Kral Eryk, mahkeme sonrasında kızı gitmeden önce onunla azıcık da olsa vakit geçirmek istiyor ve sohbet etmek için surların oraya gidiyorlar. Zira Lorsulia’nın kaledeki en sevdiği yer burası. Lorsulia ne kadar belli etmemeye çalışsa da Kral Eryk onun vücudundaki morlukları görüyor ve onun dışında da söyleyemediği şeyler olduğunu farkediyor. Lorsulia babasına bunların önemli bir şey olmadığına inandırmaya çalışıyor ancak bir sıkıntı olduğunu bariz bir şekilde farkediyor. Tam da bu sırada arkalarında Ivo beliriyor. Eryk hiddetle Ivo’ya bir karşılık vermek istiyor ancak Radovian tehlikesine karşı anlaşmaları olduğundan, pek bir şey yapamıyor. Mahkeme için gelen herkes dağılıyor…

 

Radovianlılar bu sırada Dağ geçidine dayanıyor ve savaş günü gelip çatıyor.

Yes Your Grace

Davern ordusundan yaklaşık iki kat daha fazla olan Radovian ordusu ile Davern ordusu bir meydan muharebesine başlıyorlar. Savaş çok kanlı ve çetin bir biçimde geçmekte ve iki tarafta ağır kayıplar veriyor, Davernliler sayıca az olmalarına karşın iyi çarpışıyorlar. Tabii Radovian ordusunun büyüklüğünün açığını kapatacak bir mücadele de değil. Saatler geçiyor ve Davern ordusu artık bir kırılma noktasına geliyor. Eğer Atana ordusu yetişmezse mağlubiyet kesin. Tam o esnada acı haber ulaşıyor Kral Eryk’e. Atana ordusu destek için gk. Bardakların karışmasıyla da olan oluyor işte. Buradan sonra Ivo için size iki seçenek veriliyor. İster öldürün, ister zindanda çürütün, seçenek sizin…

Tabii oyunun senaryosunu genel hatlarıyla size aktarmaya çalışmış olsam da, çoğu kısmı atladım çünkü bu kısımları hem siz görmelisiniz hem de o kadar çok seçenek var ki. Belki 10-15 sayfalık yazı çıkar. Bu nedenle hepsine değinmedim. Ayrıca gerçekleşen savaşlarda da kesinkes kazanma sonucu olelmiyor…

Eryk artık geri çekilmek gibi bir seçenek olmadığını da bildiğinden herkesin motivasyonunu elinden geldiği kadar yüksek tutuyor ve savaşmalarını emrediyor. Davern ordusunun artık Radovian’a karşı direnecek gücü kalmamışken bir mucize olay gerçekleşiyor. Dağ Geçidinde bir çığ oluşuyor ve Davern ordusu 20 kadar askerle kurtulmayı başarıyor. Savaş mucizevi bir şekilde kazanılıyor.

Savaştan kısa süre sonra Ivo’nun böyle davranmasının sebebi öğrenilir. Ivo başından beri Davern’i, daha doğrusu Kral Eryk’i bitirmek istemektedir. Onun babasının katili olduğuna inanmakta ve halkını da bu yönde doldurmaktadır. Davern Krallığının da Radovianlılara karşı duramayacağını bildiğinden hiçbir kuvvetini kullanmadan Eryk’i bitireceğini düşünmüş, tabii bu durum gerçekleşen mucize olay sonucunda değişmiş ve Ivo ordusunu hazırlamaya başlamıştır. Ordusu neredeyse yok olan bir krallık için yıkıcı bir haberdir bu. Aynı zamanda Eryk biricik kızı Aurelia’yı da düşünmekte, ona ne olacağını merak etmektedir. Tabii Eryk’i yok etmek isteyen birinin Aurelia’ya iyi davranması elbette ki beklenemez. Öyle de olmadı. Bir gün Atana krallığından gelen mektupla anlaşılır ki Aurelia, Cadı olarak nitelendirilmiş ve bağnaz bir krallığa dönüşmüş olan Atana’da yargılanarak diri diri yakılmıştır. Eryk bu haberi aldığında üzüntüsünden fenalık geçirir. Ancak artık kararlıdır.

Ivo’yu Aurelia için yok edecektir veya bunun uğruna ölecektir.

Savaş gününe kadar krallıklardan yardım istenir, köylerden adamlar toplanır, surlar onarılır, silahlar hazırlanır ve savaş günü gelip çatar. Davern bu sefer daha az adamla daha büyük bir orduyla savaşmak zorundadır. Ancak bir kralın (oyunun gidişatına göre) ordusunu yaklaşık 4 hafta sonra getireceğini bildiği için Eryk umutludur. Haftalarca kanlı çarpışmalar, yiten canlar sürüp gider ve 3. Haftanın sonunda Atana son bir büyük taaruza geçer. Sur kapıları kırılmıştır. Eryk dahil kılıç tutan herkes canı pahasına vuruşurken, destek için çok geç olduğu düşünülüyor. Tam o esnada arkadan gelen destek ordu Atana ordusunu kuşatarak imha edilmesini sağlıyor ve Atana savaşı kaybediyor. Ivo ise yakalanarak Eryk’in huzuruna getiriliyor. Burada anlaşılıyor ki Kral Talys’i o gece zehirleyen kişi aslında Ivo’nun ta kendisi. Elbette amacı babasını zehirlemek değil, Eryk’i zehirlememayabilir, kendim deneyimlediğim kadarıyla anlatmak istedim.

 

Sonuç Olarak;

Yes Your Grace

Müzikleri, piksel grafiklerine rağmen dünya tasarımı, oyun ambiyansıyla birlikte şahane bir oyun olduğunu söylemeliyim. 2 ile 8 saat arası oynama süresi biçilen ve 32 TL değeri olan bir oyun için alınabilecek gerçekten en şahane oyunlardan birisi olduğunu söylemeliyim. Zaten Steam’de 2 saatten az oynadığınız ve 14 günü geçirmemiş olduğunuz oyunları iade etme seçeneğiniz de mevcut. Size tavsiyem; alın, deneyin beğenmezseniz iade edip geçin. Şahsen bende bu mantıkla alıp iade edemedim. Hala daha da oyunun müziklerini ara sıra dinliyorum. Yazının altına da bırakacağım, dinleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Yes Your Grace inceleme yazımızı okuduğunuz için teşekkür eder, iyi günler dilerim Weblenow ailesi…

Oyun İncelemesi: Oxygen Not Included

Yes, Your Grace Değerlendirme Puanları

Steam - 9
Metascore - 7.5

8.3

Ortalama

İlk piyasaya sürülme tarihi: 6 Mar 2020 Mod: Tek oyunculu oyun Geliştirici: Brave At Night Tür: Macera, RYO, Simülasyon, Strateji

User Rating: Be the first one !

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı