Bilgisayar Oyunları

Oyun İncelemesi: Half-Life

Bu gün.. yine bir destanı inceleyeceğiz. Fakat bu sefer bir oyun destanına bakacağız. FPS türünün en babası, gelmiş geçmiş en iyi oyun (bunu ben demiyorum resmi olarak öyle), favori oyunum, Half-Life.

Half-Life ı bilmeyeniniz yoktur. Bu yazıda ilk oyundan bahsedeceğiz ve Half-Life evrenini didik didik edeceğiz. Gordon’dan girip Shephard’, Barneyden falan çıkacağız o derece.

Bir Onur Oruç klasiği olarak, imkansız olsa da Half-Life oynamamış okurlarım için ön inceleme yapayım.

Ön inceleme;

Half-Life 19 Kasım 1998’ de piyasaya sürülmüş bir aksiyon, FPS oyunudur. Yapımcı firmamız Valve Corporation olup Half-Life sayesinde Steam kurulmuştur.

Ansiklopedi kısmı böyle. Hikayesi özetle, black mesa adlı bir bilim üssünde, uzaylıların dünyaya gelmesi ve bizimde Gordon Freeman adlı bir bilim adamı olarak tüm uzaylıları, askerleri, canlıları herkesi öldürdüğümüz bir oyun. Oyun müthiş kodlama harikası olması sayesinde 1998 yılında çıkmasına rağmen müthiş hızlı aksiyonu hiç kesilmeyen bir yapıya sahip. Hiç ara sahne ve animasyon yok, kişi her şeyi kendi deneyimleyip olan her şeyi kesintisiz kendi gözünden görüyor.

Fazla uzatmadan aksiyon istiyorsanız oynayın. Hikaye istiyorsanız yine oynayın ama hikayesi için ek araştırma şart. Genel olarak oynayın. Oyunun depolama alanı çok küçük ve steam yaz indirimlerinde 5 tl yi geçmiyor. Ayrıca oynanış süreside oldukça uzun 5tl altında bir oyundan böyle verim hiçbir yerde alamazsınız. O zaman gelelim işin girip çıktığımız kısmına.

İşin Detayı;

Öncelik ile bildiğim tüm resmi Half-Life oyunları yazmakla başlayalım. Hikayesel sıraya göre yazmayı planlıyorum (çıkış tarihine göre değil.).

Half-Life: Blue Shift (12 Haziran 2001)

Half-Life (19 Kasım 1998)

Half-Life: Decay (14 Kasım 2001)

Half-Life: Opposing Force (19 Kasım 1999)

Half-Life: Alyx (23 Mart 2020)

Half-Life 2 (16 Kasım 2004)

Half-Life 2: Episode One (1 Haziran 2006)

Half-Life 2: Episode Two (10 Ekim 2007)

Not: Steam de Half-Life Source ve Black Mesa diye iki oyun daha var. İkisi de ilk oyun Half-Life’ın remake’i bu nedenle ikisi de listede yok. İşin detayına tam girmeden onları da hızlıca açıklayayım. Half-Life source; Half Life ın ilk çıktığı zamanlarda source motoru yoktu. Source motoru yapıldığında Half-Life, source oyun motoru ile valve tarafından tekrar remakelendi. Her şey ilk oyunla tamamen aynı. Biraz görsellik farklı o kadar.

Black Mesa oyunu ise daha modern bir şekilde Half-Life 2 nin motoru ile yeniden yapılmış HAYRAN YAPIMI bir Half-Life. Yapımcı firma Crowbar Collective. Kendilerinin valve ile nasıl bir olayı var bilmiyorum ama kısaca Black Mesa resmi bir Half-Life oyunu değil. Yine de valveın kendi yaptığı Half-Life source remakeinden bin kat iyi ve hikayesel, mekaniksel, tasarımsal birçok yenilikle dolu. Bunlar tamamsa normal bir şekilde devam edelim.

Evet yukarıda da gördüğünüz gibi tarihler çok açık gösteriyor ki. Half-Life ın biraz tuhaf bir hikaye anlatımı var.

O zaman en baştaki oyundan itibaren elimden geldiğince hikaye akışına bağlı kalarak hikayeyi anlatmaya başlayalım.

Black Mesa araştırma üssüne ilk gelen isim, sıcak kanlı dostumuz Barney Calhoun oluyor. Barney abimiz Black Mesa da güvenlik olarak çalışıyor. Oyunda genelde Calhoun diyorlardı yanlış hatırlamıyorsam. Gordan’dan birkaç dakika önce Black Mesa da oluyor kendisi. Tam görev yerine gitmek için bir kapıdan geçecek ki kapı açılmıyor ve o esnada Barney kapıyı yumruklar iken arkasından bir trenin içinde Gordon Freeman geçiyor. Half-Life oynayanlar o meşhur tren sekansında illa fark etmişlerdir. Bir güvenlik kapıyı yumruklar, heh işte o kişi Barney. Barney silahlarını alıp eğitimini yaptığı sırada Gordon deneyi gerçekleştirmek için bölge c test laboratuvarına doğru yola koyuluyor. Hatta Blue Shift de güvenlik odasından Gordon’ı güvenlik kameraları aracılığıyla izlemeniz mümkün.

Bu kısımlarda Half-Life Decay devreye giriyor. Half-Life: Decay diğerlerinin aksine 2 kişilik bir Half-Life oyunu. Dr. Gina Cross ve Dr. Colette Green olmak üzere iki bilim kadınını kontrol ettiğimiz oyun PS2 için çıkmış olup benim oynamadığım izlemediğim bir Half-Life oyunudur. Pc için çıkarmamışlar :S.

Decayda ilk görev (biraz izlemiştim) Gordon’ın kullanması gereken küçük aracın Sector C test laba girmesini sağlamaktır. Şimdi gelelim olayların patlak verdiği o ana.

(Half-Life: Alyx’den G-Man)

Kabaca anlatmak gerekirse. Adının bilinmediği, hükümet için çalışan gizemli bir tip bir gün elinde uzaydan gelen bir kristal ile geliyor. Bu kristal aracılığı ile farklı bir boyut olan Xen’e portal açılabileceğini anlatıyor. Bu kişi G-man. Oyunda G-man adı hiç geçmiyor sadece oyun dosyalarında kendisi G-man yani Government(hükümet)-Man olarak geçiyor(hükümet adam :D). Burada tam emin olmasam da kendisi kristalin kullanılmasına karşı. Burada çok farklı görüşler okudum bana en yakın gelen ise kristalin kullanılmasına karşı olması. Bu G-Man bir değişik bir şey tüm seri boyunca belli yerlerden gizlice bizi izliyor. Nadiren yardım ediyor ve aklında hep bir cinlikler yürütüyor.

 

 

 

Ne olursa olsun sonuç değişmiyor ve kristal kullanılıyor. Böylelikle uzaylıların yaşadığı Xen boyutu ile dünya boyutu arasında devasa bir yarık açılıyor ve Xen den akın akın uzaylı bizim dünyamıza geliyor. Peki kim bu uzaylı abiler ve dertleri ne bizimle. Dünyaya gelen uzaylılardan en önemlisi Vortigauntlardır.

(Half-Life Vortigaunt)

Vartigauntları, Xenin insanları gibi düşünebilirsiniz. Onlardan hariç gelen tüm uzaylılar genel olarak hayvanımsı. Tek dertleri tanımadıkları, korktukları bu yeni yaratıkları öldürüp onları yemek. Ama Xen aslen Vortigauntlarında yuvası değil onlar Xene başka bir uzaylı ırkı olan Combine dan kaçmak için gidiyorlar. Combine 2. oyuna kadar hiç duyulmuyor, hiç bahsedilmiyor. Combine halkı işgalci  bir halk. Boyutlar arası ışınlanma teknolojileri sayesinde diğer gezegenleri gidip oranın halkını kendilerine köle yaptıktan sonra onları ve gezegenlerinin her şeyini sonuna kadar sömürüyorlar.

 

Velasılkelam bu Vortigauntlar Combine dan kaçmak adına Xene gidiyor fakat Combine bunları orada da bulunca ve Dünya ile Xen arasında bir portal açılınca Dünyaya kaçıyorlar. Portal açıldığı esnada tüm tesiste büyük bir patlama gerçekleşiyor diyebiliriz. Bu patlamaya, Gordon portal deneyinin yapıldığı test odasında, Barney bir asensörde, Opposing Force’un baş karakteri Adrian Shephard ise eğitim sahasında denk geliyor.

İlk başta tüm bilim adamlarının ve Black Mesa görevlilerinin amacı basit. Çoğu kısmı yer altında olan tesisten kaçmak. Hükümet yardım yollayana kadar yaşayıp olabilirse yüzeye çıkmak. Gordon da aynı mantıkla başlıyor koşturmaya. Önüne gelen onlarca uzaylıyı öldürüyor, bulmacaları çözüyor ve yeni silahlar ediniyor.

Oyunun belli bir kısmında ise sonunda kurtarıcı Amerikan askerleri çıka geliyor. Fakat o da ne askerler, savunmasız bilim adamlarına saldırıyor. Amerikan hükümeti burada tüm olayı ört bas etmeye karar veriyor ve black mesadaki her şeyin ölmesi emrini veriyor. Shephard da bu ordunun bir mensubu fakat o diğerlerinin aksine görev amacını öğrenemeden uçağı düşüyor. Birkaç bilim insanın yardımıyla kurtulan Shephardın tek bildiği şey ise Gordon Freeman adında birinin onun arkadaşlarını öldürdüğü.

Gordon önde Shepard arkada, Barney bağımsız, koştururlarken. Eee Dr. Gina Cross ve Dr. Colette Green, bunlar da var tabi fakat bunların ne yaptığına dair hiçbir fikrim yok. Hikayeye de bir etkileri yok sanırım, çünkü hiçbir hikaye araştırmamda isimleri geçmiyor.

Hükümetten yardım alamayacağını öğrenen black mesa çalışanları dünyaya bir mesaj yollamaya karar veriyorlar. Bu mesaj ise bir uzay roketi. Black Mesa nın hususi uzay aracı. Tabi ki uzay aracını uzaya yollama görevi yakuşuklu ana karakterimiz Gordon Freemana kalıyor. Roket ateşlenip bununda bir işe yaramadığı anlaşılınca, sorunun köküne gitmeye karar veriyorlar ve 2. Bir portal deneyine hazırlanıyorlar. Amaç, Gordon amcayı Xene yollayıp uzaylıların köle lideri (Vortigauntların lideri fakat Combine tarafından yönetiliyor bknz.  Dr. Breen) Nihilanth’ı öldürmek.

Gordon tekrardan başlıyor koşuşturmaya, taa tesisin öbür ucuna kadar gidiyor. Burada bir güzel fullenip cilalanıyor Gordon abimiz. Cepleri sağlam doldurup birde sırtına roket jump aleti veriliyor bu alet, yer çekimi dünyadan daha az olan Xen boyutunda uzun atlayışlara olanak sağlıyor. Roket Jumpı da aldığımız zaman deney odasının yüksek güvenlikli kapıları açılıyor ve Xen ile dünya arasında tekrar bir portal açılmaya başlanıyor fakat burada portalın açılması uzun sürüyor ve o sırada uzaylıların akınına uğruyoruz. Deneyi yürüten bilim adamını korurken kendimiz de ölmemeye çalışıyoruz.

(Half-Life Nihilanth)

Alet çalıştığı anda ise içine atlıyoruz. Gordon, portaldan geçtiği anda ise başka bir kapıdan Shephard odaya damlıyor ve Gordonın portaldan geçtiğini görünce o da atlıyor peşinde portala. Fakat ikisi de Xende farklı yerlere varıyorlar. İşin sonunda Gordon Nihilanth a ulaşıyor. Nihilanth devasa bir yaratık ve oldukça üstün zekalı diyebilirim. Yani kafasından portal falan atıyor daha ne olsun. Bana göre oldukça zorlu bir boss fightın ardından Nihilanth yeniliyor ve gözümüzü bir anda oyunun en başındaki trenin içinde açıyoruz. G-man bizimle ve olanlarla alakalı bir ton lagaluga yapıyor. En sonunda ise bize bir iş teklif ediyor. Aslında pek teklif sayılmaz ya kabul edersin ya ölürsün tarzında bir anlaşma. Kabul ettiğimizde ise bizi zamanda donduğumuz bir yere atıyor ve 2. oyuna kadar zaman donuk bir halde bekliyoruz.

 

Peki dünyaya ve Black Mesa ya ne oluyor. İşte bu kısım Opposing Force da geçiyor. Xene gitmeden bir süre önce hükümet tüm askeri gücü Black Mesadan çekip bir özel ajan topluluğu gönderiyor. Bu topluluk kadınlı erkekli siyah tayt giyen oldukça elit birimler. Gordon abimiz sadece kadın olanlarıyla karşılaşsa da Shephard bizzat hepsiyle uğraşıyor. Çünkü hükümet özel ajanlara askerlere verdiği emrin aynısını verir, Black Mesa daki tüm canlıları öldür. Bu taytlı ajanlar, Black Mesaya bir nükleer bomba yerleştiriyor. Fakat nükleer bombanın patlaması bizzat Shepard tarafından engelleniyor.

Shephard Xenden geri döndüğünde dünyaya yarısı gelmiş başka bir devasa Xen bossunu yeniyor ve G-man hortluyor bir anda. Gordona yapılan teklifin aynısını yapıyor Shepharda da fakat ona direk seçme hakkı vermiyor ve onu da direk Gordon gibi zaman boşluğuna hapsediyor. Opposing Force burada bitiyor. Shephard ı hapsettikten sonra, G-man bizzat gidip nükleer bombayı tekrardan aktifleştiriyor ve Black Mesa tamamen yok oluyor.

Barneye gelecek olursak. Bilim adamı dostları ile yüzeye çıkıyor ve bir araba aracılığıyla black mesadan uzaklaşıyor.

Dr. Gina Cross ve Dr. Colette Green’a gelirsek. Dr. Gina Cross Xen’de ölüyor. Diğerine ne oluyor bilmiyorum.

(Half-Life: 2 oyunundan Combine ırkı tarafından köleleştirilmiş bir insan.)

Black Mesa bir nükleer bomba ile patlatılsa da işler her zaman nükleer ile çözülemiyor tabi. Portal açık, Nihilanth GG olmuş, vortigauntlar zaten bi çaresiz. Combine hemen damlıyor yeni yemeği dünyaya. Ama kardeş sen dünyayı boş mu sandın. Hemen tüm dünya ülkeleri başlıyor savaşa. Yaklaşık… 7 saat sürüyor dünyanın büyük defansı ve ardından hezimete uğrayan dünya eski black mesa çalışanı olan Dr.Breen in önderliğinde şartsız şurtsuz teslim oluyor. Puu size bu mudur gücümüz. 7 saat cik mi?

 

 

 

Bu olay ile Half-Life Alyx e kayıyoruz. Oradan da Half-Life 2 ve diğer episodelara fakat onları başka bir yazımda anlatmak isterim. Combinelara, dünyada olanlara, hepsine bu yazıda girersek ya yazı çok geçiştirme olur yada burası kitaba döner.

Evet özetle ilk oyunun hikayesi bu şekilde. Atladığım çok fazla şey var keza Half-Life adına yakışır bir hikayeye sahip. Bir yazıda anlatılabilecek bir şey değil bu. Elimden geldiğince kafanızda bir şeyler oturtmak istedim umarım da başarmışımdır.

Half-Life serisi gizemleriyle, hikaye anlatışıyla, diğer oyunlarda bulamayacağınız eşsiz hikayesiyle mükemmel bir baş yapıt bana kalırsa. Çıkardığı her ana oyun (blue shiht, decay v.b bunlar yan oyun) yeni bir çığır açıyor. İlk çıkarttığı oyun fps tarihinde bir dönüm noktası oldu. Keza 2. oyunda öyle ve en son oyunları Half-Life Alyx ise benim VR oyunlarından sönen tüm umudumu yeniden tazeledi ve tüm piyasaya VR oyun dediğin böyle olur dedi.

Ki ki… biliyorum uzatıyorum ama kanıtlamam gerek. Half-Life ın ilk 2 oyunu da gelmiş geçmiş en iyi oyun ödülü alıyor . Daha ne olsun. Bence eğer ola ki Half-Life a daha önce bakmadıysanız steam indirimlerini kaçırmayın. Hatta Valve pack var, onu da alabilirsiniz o daha da hesaplı bir hale getiriyor tüm oyunları.

Neyse Half Life için bir puanlamaya gerek duymuyorum. Umarım yazımdan zevk almışsınızdır. Sağlıcakla kalın.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Secured By miniOrange