Kültür

Barış Pınarı Harekatı

Barış Pınarı Harekatı

Tarih 9 Ekim 2019. Günlerden Çarşamba. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra başlattığı sanıyorum en büyük askeri harekatı başlattı. Saat 16.00 civarı Cumhurbaşkanlığı’nın resmi Twitter hesabı tarafından başladığı duyurulan harekat Obüs ve Jetlerin bombardımanıyla başladı. Kısa süre önce de kara birimleri sınırı geçerek harekata başladı.

*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın harekatın başladığını duyurduğu Tweet.

Peki Harekat Esnasında Bizi Bekleyen Zorluklar Neler ?

Dürüst olmak gerekirse ben bir ekonomist, stratejist veya bir siyasetçi değilim. Belirttiğim gibi 18 yaşıma basmaya hazırlanan basit bir Türk genciyim. Ancak bir konuda bilgi sahibi olmak için yahut yaşananları idrak edebilmek için bir uzman olmaya gerek olmadığına da adım gibi eminim.

Sorumuza geri dönecek olursak: Açıkçası en son bu tarz kalkıştığımız harekatta; Kıbrıs Barış Harekatı’nda ekonomik olarak mahvedildik. Bizim bizden olanı korumamız, kollamamız hiçbir dünya ülkesinin hoşuna gitmedi. Burada da benzer bir durum var. Yine sorun kendimizi savunmak ayrıca başımıza çorap olmaya başladığını anladığımız mülteci sorunu en kısa sürede çözmek. Tabii bu kadar basit değil bu durum. Biz bu harekatı yapıyoruz yapıyoruz da sanmayalım ki bizim sırtımızı sıvazlayıp “Haydi aslanım, Tanrı kolaylık versin” diyecekler. Hiçbir zaman da demediler.

Harekatın başlamasından birkaç gün önce harekatın hedefi olan teröristlere tırlarca silah yardımı yapan Amerika’nın başkanı Donald Trump hem yazılı hem sesli olarak bizim ülkemizin ekonomisini mahvetmekten bahsetti. Hatta bu küstahlığı daha da üst düzeye taşıyarak “Daha önce de yaptım” ibaresini kullandı. Bugün harekatın başlamasıyla hiçbir ülkenin bu konuda desteğini alamadığımız gibi; çoğu ülkeden de sanki biz Suriye’nin topraklarına göz dikmişiz de, teröristleri bahane ediyormuşuz gibi bir dönüt aldık. Şam hükümeti de sanki bağımsızlığını tehdit etmişiz gibi tepkiler veriyor. Neler olacağını hiçbirimiz bilemeyiz ancak bu söylemlerle devam edilirse tıpkı Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki gibi Birleşmiş Milletlere taşınabilir bu konu. Taşındıktan sonra da tahminimce ambargolar, yaptırımlar peşinden gelecektir.

Biz millet olarak güçlüyüz, direnmeyi iyi biliriz. Fakat halihazırda zaten ekonomik olarak bu dönemlerde belimiz bükük. İşsizlik patladı, her geçen gün bir sürü şeye zam geliyor, üretim kıtlığı nedeniyle ithal ettiğimiz maddeler hat safhada. Sizce büyük yaptırımları kaldırabilecek durumda mıyız? Bence kesinlikle değiliz. Ancak bu saatten sonra hakkımızda hayırlısı olsun demek dışında pek bir şey gelmiyor elimizden.

 

Benim Düşüncem,

Bu sorun diplomatik yollarla çok daha önceleri çözülebilirdi. En azından benim düşüncem bu yönde. Her gün şehit verdiğimiz yetmezmiş gibi burada da Mehmetçiklerimizi ateşin içine atmamıza belki de hiç gerek kalmazdı. Ama artık ah vah etmenin, kavga etmenin anlamı yok. Şimdi yapılacak bir şey varsa o da kenetlenme ve şanlı askerlerimize dualar etmektir. Umarım hepimiz adına, Mehmetçiklerimiz ve kuvvetle muhtemel himaye altına alacakları masum insanlar adına en hayırlısı olur…

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı