EdebiyatKültür

Şehidin Var Türkiye!

Şehidin Var Türkiye

Nefes alamıyorum, ağlayamıyorum, göğsüm sıkışıyor artık; dayanamıyorum! Kelimeler yetmiyor, gitmiyor parmaklarım bu tuşlara. Bu vurdumduymazlığı anlamıyorum…

Şehidin var Türkiye! Her zaman olduğu gibi. Haberin yoksa ben söyleyeyim Türkiye; yine koptu evlatların bağrından. Yine haberin yoksa söyleyeyim Türkiye; daha niceleri kopuyor, kopacak. Sen alıştın gerçi, şehit var dense bile aldırmıyorsun ya! Olsun, yine de ben söyleyeyim; manası olmasa da…

Şehidin var Türkiye

Tıpkı senin gibi bir hayatı olan, tıpkı senin gibi bir ailesi; evi, ocağı olan fakat seni – senin ruhun bile duymazken – canını hiçe sayarak korumaya giden yiğitler var. Gerçi sen bunları da biliyorsun. Biliyorsun da alışmışsın artık, duyarsızlaşmışsın iyice. Önündeki oyununa, sosyal medyadaki arkadaşlarına bakıyorsun. Gününün 3 – 4 belki daha fazla saatini orada geçiriyor, uyuşuyorsun. İnternetin bitiyor, ek paketler alıyorsun, fatura şişkin geliyor, üzülüyorsun. Televizyon izliyor, siyasetçilere sövüyorsun, sonumuz ne olacak lafı da pelesenk olmuş ağzına, kendi sonunu kendi hayatını düşünmeyen biri olarak bunu da bir başkasının senin yerine yapmasını bekliyor ve her fırsatta istediğini alamadıkça sövüyorsun. Elinden gelen tek şey buymuş gibi. Değil, bunu sen de biliyorsun; belki o kadar inanmışsın ki bilmediğine, o kadar hoşuna gitmiş ki bu tembellik ve kolaya kaçmak, bilmediğini sanıyorsun.

Bu garip şehitlere üzülüyormuş gibi yapıyorsun. Hani sen uyuşuyorsun ya rahatından, boş yaşamaktan. O yiğit de uyuşuyor, ama soğuktan! O yiğit de üzülüyor ama ailesinden ayrı kalmaktan, onları özlemekten, belki de onlara hiç geri dönemeyeceklerini düşünmekten. Farkında değilsin ama sen onu düşünmezken o seni düşünüyor ulan! Onu o soğukta aşkla görev yapmaya sevk eden de bu zaten. Nankörün biri olan senin için can veriyor o yiğitler…

 

Sonuç olarak her zaman ki gibi yine oturuyorsun

Elinde son model akıllı telefonun (inancım olmasa da) belki bu satırları okuyor, kısa bir pişmanlık duyuyorsun, canını yakıyorum belki. Boşver sıkma sen canını demeyeceğim, zaten sen boşvereceksin. O yüzden şimdi öfkelen bana, ya da iyice sıkılsın canın şimdi, dayanamayarak kapat bu sayfayı, sosyal medyana, sıcak evine ve seni uyuşturan her şeyine geri dön. 5 dakika, bilemedin yarım saate unutursun bu satırlarımı; bugüne kadar binlerce can veren yiğidi unuttuğun, onlardan öte onların gayesini unuttuğun gibi…

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı