EdebiyatKültürYaşam

Bozcaada ve Gökçeada Karşılaştırması – Hangisini Ziyaret Etmeliyiz?

Bozcaada ve Gökçeada Karşılaştırması – Hangisini Ziyaret Etmeliyiz?

Türkiye, üç kıtanın kilit noktası, üç tarafı denizlerle çevrili ve yaratan tarafından her türlü güzellikle donatılmış, dünyada eşi benzeri bulunmayan ülkelerden. Her konuda avantajlı olan bu ülke bir konuda sınıfta kalmış durumda. Ne mi; Adalar… Bozcaada ve Gökçeada ziyaretimden güzel bir yazı oluşturduğumu düşünüyorum, iyi okumalar…

 

Ege Denizini Bilirsiniz

Bozcaada ve Gökçeadaİçinde bir sürü adası, doğusunda Türkiye, batısında Yunanistan olan ve içinde bir sürü ada bulunan bir denizdir. Bu denizde bulunan adaların büyük çoğunluğu Türkiye’ye bir insanın görüş mesafesi kadar uzaklıktadır. Türkiye’nin sınıfta kaldığı konuya gelirsek; Bu kadar yakınımızda olan bu adaların dibimizde yer alan önemli kısmı bize, Türkiye Cumhuriyeti’ne değil, Yunanistan’a bağlıdır. Ben size, bizim adalarımız Bozcaada ve Gökçeada ‘dan bahsetmek isterim.

 

Bozcaada ve Gökçeada

Bildiğiniz üzere bu iki ada özellikle Çanakkale çevresinde ve her yerden turist ve yerli akınına uğrayan iki önemli ada. Benim bu yazıyı yazarken ki amacım size buraları gezerken gördüklerimle rehberlik yapabilmeye çalışmak(doğrusu bu işte yeniyim).

 

Bozcaada’dan Başlayalım

Bozcaada ve GökçeadaÖncelikle ada küçük. Bunu haritadan baktığınızda da görmek rahatlıkla mümkün. Bu sebepten ada özellikle yaz aylarında fazla kalabalık olması söz konusu. Adaya ulaşım eğer araçla gidiyorsanız ve İnternet üzerinden bilet almamışsanız yaz aylarında biraz sıkıntı yaşatmakta. Adanın karaya olan mesafesi fazla olmadığından saat başı, yoğunluk olduğunda yarım saatte bir limana feribot gelip kalkmakta. Feribotları seven birisi olarak tavsiyem, gündüz veya akşamüstü seferlere binmeye çalışın.

 

Adanın İçerisinden Bahsedecek Olursak

Bozcaada ve GökçeadaAdanın meşhur olduğu ürünler bildiğim ve anladığım kadarıyla üzüm ile şarap ve benzeri ürünler. Adaya adım attığınız anda çoğu yerde göreceğiniz şaraphane, meyhane ve benzeri yerlerden bunu anlamak güç değil. Bu bakımdan aileler için pek uygun olmadığını söylemek mümkün.

Adanın güzelliğini, temizliğini korumak adına ada sakinleri adada plastik poşet kullanmıyor. Onun yerine kese kağıdı kullanıyorlar. Bu konuda onları takdir etmeden geçemeyeceğim, bu güzel adanın temiz kalmasına büyük katkıda bulunuyorlar.

 

Gelelim Adanın Duygusal Yönüne

Bozcaada ve GökçeadaAdanın karaya yakın olduğundan bahsetmiştim. Mesafe ve fiyat kıyaslaması yapacak olursak gökçe adadan daha pahalı. Bir tek bu da değil. Adada neredeyse her şeyin gereksiz düzeyde pahalı olduğunu da eklemek gerek.

Adayı derinlemesine anlatacak kadar bilgim olmadığı için fazla uzatmayacağım. Bozcaada parasal olarak üzebilir, aile ortamına pek uygun olmayabilir. Buna rağmen ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Tertemiz ve adım başı fotoğraf çekmenize neden olacak şahane sokaklara sahip bir ada.

 

Şimdi Gökçeada’ya Gelirsek

Bozcaada ve GökçeadaBenim yaz döneminin sonunda gittiğim bir yer olduğu için feribot yoğunluğu vs. hakkında pek bir bilgi veremeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, internet üzerinden bilet almak her zaman avantaj sağlamakta.

Gökçeada, Bozcaada’ya oranla üç, belki dört kat daha büyük bir ada. Karaya olan uzaklığı da 1 saatten biraz fazla süren bir feribot seyahati kadar.

Adaya girdiğinizde fark edeceğiniz üzere ada çok güzel fakat Bozcaada kadar rengarenk değil. Daha çok sade bir güzelliği var. Biraz daha nezih bir yer de diyebiliriz.

 

Ada Büyük Olduğu Gibi

Köklü de bir ada. Ada köylere ayrılmakta ve tıpkı eski zamanlardaki gibi ada halkı Rumlarla iç içe. Öyle ki adada hala Rum köyleri bulunmakta. Ada içinde bir sürü aktif kilise de bulunuyor. Hristiyan ayinlerini merak edenler için adada izlemek için şans yakalayabileceklerini söylemeliyim. Ancak genelde kapalı olması işleri biraz zorlaştırabilir.

Bu adanın güzelliğini sağlayan Bozcaada’nın aksine insanlar tarafından yapılan yapılar değil, doğal güzelliği. Adanın çevresindeki bal gibi denizine girebileceğiniz bir sürü koyu, bir sürü dağ kekiği barındıran ormanlarından bahsedersek adanın güzelliğini anlatmaya az buçuk yetmiş olurum. Gerçi adanın güzelliği bu kadar da değil; Adanın içerisinde gezinirken yol kenarlarında, tepelerde hep keçiler görürsünüz. Adanın asıl yerlileri onlardır işte. Dağ bayır dolaşarak, kekik yiyerek yetişen keçiler. Şahsen ben obur bir insan olarak o keçilerin etinin tadının nasıl güzel olabileceğini tahmin edebiliyorum(evet, yemedim ya da hatırlamıyorum). Sonuçta midem gülerse ben de gülerim değil mi? 😀

 

Son Olarak Bu Adanında Duygusal Yönünü Konuşalım

Bozcaada ve GökçeadaYemeğinden tutun, kalacağınız yere kadar her şey ana karadaki fiyatlarla hemen hemen aynı. Hatta yer yer daha bile uygun. Bozcaada’dan bahsederken feribot fiyatlarının kıyaslamasını zaten yapmıştım.

Sonuç olarak iki adanın kıyaslamasını yapacak olursak Gökçeada derim. Yukarıda size anlatırken anlamış olmalısınız zaten.

Kısaca;

 Bozcaada – Felekten bir gün çalmak,

           Gökçeada – Ailece tatil yapmak

İçin en uygun yerlerdir.

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı