EdebiyatKültürUncategorized @tr

Suç mu? Cehalet mi?

Suç mu? Cehalet mi?

Masmavi göklerde, sonsuzluğun sınırlarındaydık. Hiçbir şey bilmiyorduk; bu bir suç olmadığından suçlayanımız da yoktu bizi. Tamamen özgürdük. Sonsuzluğa erişiyordu özgürlüğümüz. Şu koca cihanda ne bir sistem vardı bize prangalar vuracak ne de onun getirdiği devamlı kargaşa, kavga, dövüş. Belki de bu yüzdendir, mutluyduk; mutsuzluğun tanımını bilmiyorduk. Tabii mutluluğun da… Belki yabani hayvanlar gibiydik; duyguları olan, aklını kullanmayı henüz yeni öğrenmeye çalışan bir grup zararsız hayvan…

Martılar gibi özgür, denizler gibi sonsuzduk.

Bizi bozan zaman değildi elbet. Belki bir etkendi ama onu etken yapan da zaten bizdik. Yani; bizi bozan yine bizdik aslında. Çıkar savaşları, güç gösterileri, üç kağıtçılık, sevdiklerini bile hiçe saydıracak hırslarımız; sonu gelmeyen açgözlülüğümüzdü.

Peki, eskiden yok muydu bu özelliklerimiz, yozlaşmışlığımız ?

Yoksa o zamanların bilgisizliği mi? Belki de… Bencillik her daim kanımızdaydı. Bizimdi ve kurtulunamazdı. Bilmemek ise bunun kalkanı, korunağıydı. “Cehalet kötüdür” denmiş koskoca dünyanın dört bir yanında. Neden ki, neden kötüdür cehalet? İnsana zarar mı verir, kanser gibi midir, öldürür mü? Hayır efendim, cehalet ne kadar bitirilmesi gereken bir etkense dahi kötü değildir. Kötü olan cehaletin derin kapsamına sığdırılan kalpsizlik, duygusuzluklarımızdır. Yahut günümüz şartlarının tahammülsüzlüğü, bilgi çağının gerekleridir.

Kim sebep olur ki cehalete? Cahil kalmak suç mudur?

Bence kötü olmadığı gibi suç, hiç değildir. Suçsa bile bunun suçlusu; cahil kalan, cahil bırakılan veya öğrenmeyen insan değil. Tek ve asıl suçlusu; bir şeye sahip olduğunda “şu ufak dağları ben yarattım.” Düşüncesine kapılan, başkası onun sahip olduğu şeye veya şeylere sahip olmadığı için onu hor gören; o sahip olduğu şeyi kimseyle paylaşmadan saklayıp ona sahip olmayanı iliğine kemiğine kadar kurutmaya çalışan insanoğludur. Tam da bu yüzden çıkmaz mı kavgalar, yapılmaz mı tartışmalar? Sebep o bahsettiğimiz şeye sahip olmak isteği, ona göz koymak değil midir? Kömür yatakları için bir dünya savaşı çıkarmadı mı bu insanoğlu? Hepimiz dünyaya kazık çakacakmışız gibi hareket ediyoruz. Bu dünyayı günün birinde bırakmak zorunda olacağımızı ne zaman kavrayacağız? Merak ediyorum…

Etiketler

Mehmet Akif Özgürer

17 Yaşında basit bir Türk genci.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı