Oyun

Birinci Şahıs Nişancı FPS Oyunlarının Tarihi

Birinci Şahıs Nişancı FPS Oyunlarının Tarihi

Günümüz oyuncuları tarafından pekçe sevilen, popüler oyun türlerinden biri olan First Person Shooter(FPS) yani Birinci Şahıs Nişancı oyunlarının çıkışı, gelişimi ve güncel durumuna göz atacağız. FPS Oyunlarının Tarihi…

Maze War | FPS Oyunlarının Tarihi
Maze War

FPS türünün bir fikir olarak çıkması 1970’li yıllara dayanmaktadır. 1974 yapımı Maze War ve Spasim FPS türünün fikir babası olarak görülmektedir. Maze War’da bir labirentin içinde düşmanlarla çarpışmakta iken, Spasim’da ise uzay gemisi simülasyonu idi. 1980 yılının sonlarına doğru çıkan Battlezone’da ise birinci şahıs bakış açısından bir tankı kontrol ediyorduk. Büyük bir ses getiremese de MIDI Maze, daha kolay oynanışa ve Pacman benzeri karakterleriyle ve Maze War’a olan benzerliği ile türün gelişimine katkı sağladı.

Battlezone | FPS Oyunlarının Tarihi
Battlezone

 

FPS Türünü Şahlandıran Oyun: Wolfenstein 3D

1991 yılına gelindiğinde FPS oyununun nasıl yapılacağını rakip firmalara öğreten bir firma çıkageldi; id Software. Hovertank 3D ve Catacomb 3D isimli iki FPS oyununu piyasa süren id Software, bu iki oyundan bir sene sonra Wolfenstein 3D ile uzun süre akıldan çıkmayacak, FPS oyun türünün sektörde kabul görmesini sağlayan hamleyi yaptı. Durmak bilmeyen id Software Wolfenstein’dan bir yıl sonra yine bir FPS klasiği olan Doom’u çıkardı. Döneminin ilerisinde ses ve görüntü kalitesine sahip Doom, FPS türünü yeni bir düzene taşıdı.

Wolfenstein 3D
Wolfenstein 3D

1996 yılına gelindiğinde taze iki FPS oyunu daha çıktı. Bunlardan biri eğlence unsurunu içinde çokça barındıran Duke Nukem 3D iken, diğeri yine yapımını id Software’in üstlendiği Quake’ti. Üç boyutlu ortama yerleştirilmiş iki boyutlu görseller yerine üç boyutlu modellemeler tercih eden Quake FPS oyun türünün gelişimine katkı sağladı.

Duke Nukem 3D | FPS Oyunlarının Tarihi
Duke Nukem 3D

 

FPS’de Bir Başka Devrim: Half Life

FPS türü 20. yüzyılın sonlarına doğru gelirken adeta bir devrime uğradı. FPS oyunlarının durmaksızın adam öldürmekten ibaret olmadığını bizlere gösteren Half Life türe sınıf atlatan bir yapım oldu. Half Life aracılığıyla çıkan Counter Strike ise bireysel yetenek ve takım oyunu iyi bir şekilde işleyen, profesyonelleşmenin mümkün olduğu bir oynanış sundu.

Half-Life
Half-Life

2002 yılında FPS oyunlarına yeni bir yol çizen Medal of Honor’ı takip eden Call of Duty ve Battlefield gibi yapımlarla da tarihi savaşlara tanık olduk. Medal of Honor’ın yaratılışında Steven Speilberg’ün yönetmenliğini yapmış olduğu 2.Dünya Savaşı konulu Er Ryan’ı Kurtarmak filminin etkisi büyüktü. Medal of Honor’ın yaratıcısı da bizzat Steven Speilberg’ün kendisiydi. Sahibi olduğu Dreamworks Interactive’e 2.Dünya Savaşı temalı bir oyun yapma fikrini sunduğunda, şirket çalışanları bu tür bir oyunun ilgi çekmeyeceğini, lazer silahlı bir aksiyon oyununun daha fazla ilgi göreceğini savundular. Nitekim Steve Speilberg bir şekilde onları ikna etti ve Medal of Honor ortaya çıktı.

Birinci Şahıs Nişancı FPS Oyunlarının Tarihi
Hemen felsefe yapalım bari; “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” -Herakleitos

Yakın geçmişte ise daha çok açık dünyaya önem veren Far Cry, Medal of Honor’ın açtığı yolda ilerleyen Battlefield ve Call Of Duty,  hikayesi ön planda olan Bioshock, atmosfere önem veren Prey gibi birçok FPS oyunu çıktı.


Tekrardan merhaba değerli okur kardeşim 🙂 eğer ilgini çekiyorsa Türk bir ekip tarafından hazırlanan “Kebab Simulator” adlı oyunun geliştiricileriyle yaptığımız röportaja buradan göz atabilirsin.

Etiketler

Ömer Mert Yüksek

Zamanının çoğunu oyuna ayıran birisi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı